"Savaştan sonra tahsilime devam etmek istemedim. Belki de bu çeşit bir gevşeme içinde olduğumdandı. Evet, işler herhalde böyle başladı. Artık yoluma hiçbir engel çıkmayacağı duygusuna sahiptim. Engel yokmuşçasına yürümem yeterliydi. Düşüş işte böyle başlar."
(Doğunun Limanları, Syf. 89)
İnsanın içsel çatışmaları da böyledir. "Ben kazandım" dediğinde kazananın kim olduğu belli değildir aslında. Savaşırken düşmanının kim olduğunu bilemediğin gibi. Muallak bir rakibi devirdikten sonra engel namına bir şeyin kalmadığını hissedersin. Belki bir süre bu düşünce gölgeler aklını. Fakat çok geçmeden ayağının takıldığı ilk taşta bunun böyle olmadığını anlarsın. Üstelik öncekinden daha çok yara alırsın. Çünkü hazırlıksızsındır.
Tasavvuf ehli düşmanın/engelin daima hazır olduğunu bilerek yaşamayı salık veriyor. Belki de sebeplerinden biri bu. Düşsen bile toparlanman daha az zaman alır ve kolay olur.
Subscribe to:
Post Comments (Atom)

No comments:
Post a Comment