"Yıllardan beri ilk kez o akşam ablamla konuşurken, kocasının, babamın dediği gibi namaz seccadesine kapanmış bir softa olup olmadığını sordum. Güldü. Bir gün babam, din hakkında ileri geri konuşurken, Mahmut bozulmuş, işte olan biten bundan ibaret!"
(Doğunun Limanları, Syf. 102)
Entelektüel öğrencilerin popüler olduğu bir okulda çok okumaktan ve herkesi okumaktan başka çare var mıydı? (Daha sonra koleje geçtiğimde eski okulumun kütüphanesinin onda biri kadar bile olmayan kütüphaneyi gördüğümde dehşete kapılmıştım.)
Doğunun Limanları ile ilk tanışıklığım da tam olarak bu sebepten 1999 senesine tekabül eder. O zamanlar imam hatipte üçüncü senemdi ve orta ikinci sınıfa devam ediyordum. Maalouf'u, önümdeki sırada oturan ve babası yayıncılıkla uğraşan arkadaşım okuyordu. Ağır bir kitap gibi duruyordu ancak okuyunca öyle olmadığını anladım. Hatta bitirdikten sonra arkadaşıma,
- "Bana bu kitabı neden önermedin. Sen daha önce okuyordun." diye sitem ettiğimi bile hatırlıyorum.
Kesinlikle kurgudaki aşka takılmıştım. Maalouf'u beğenmem için kalemini trajik oynatmış olması yetti. Atalarımı "işgalci" diye tanıttığını fark etmemiştim bile.
On üç yaşında ve henüz fikri gelişim sürecinin başında biri için okunmaması gereken bir kitapmış halbuki. Şimdi terakkide bu kadar zorlanmamı o zamanlar ayıklamadan okuduğum virüslü cümlelerle dolu onca kitabın bir neticesi olarak görüyorum.
Henüz kelime oyunlarından bihaber olan yaşı küçük bir okuyucu (yani o gün için ben) her okuduğunu belleğine doğru olarak kaydeder. Ne tür bir çevrede yetişirse yetişsin ve nasıl bir eğitim almış olursa olsun bu böyledir. Çünkü ergenliğin başlangıcı çevre ve ailenin yerine başka şeylerin geçmesine en müsait evredir.
Bir zaman sonra okuma kültürü arttıkça eski kayıtları gözden geçirme gereksinimi duysa da bunun, arada kalan en az iki-üç seneyi (bazen daha uzun) kurtarması mümkün değildir.
***
Virüslü cümleye gelirsek..
Tam olarak şu yukarıda alıntıladığım ifadeyi buna örnek gösterebilirim. Softa sözcüğünün birbirine yakın ancak yine de bazı açılardan farklı anlamları var. Hepsinin ortak yönü ise tahkir ifade etmesi. Bu durumda küçük okuyucunun pasajdan algıladığı şuna yakındır; modern dünyada başı namaz seccadesinden kalkmayan her birey softadır.
Tek bir ölçüt!
Ve çocuğun bu ölçütle softa olarak yaftaladığı anne, baba, dede, babaanne, diğer bazı akrabalar ve yakın dostlar vs.. Üniversite mezunu olmaları da bu yargıdan kurtaramaz onları.
Ardından küçüğün bu softalara sağanak gibi yağdırdığı tutarsız eleştiriler..
Kendince bunca softanın arasında kalan bir çocuk ilerleyen zamanlarda nasıl namaz kılabilir? Namaz bir cüz sadece. Din adına uyguladığı her işte bir "softa"lık korkusu duyması, kuşkularla çevrilmesi kaçınılmazdır.
Bende böyle bir yansıması olmadı. Kılmadığım her namaz için büyük bir vicdan azabı hissettim hep. Yaşımın küçüklüğünü kendime mazaret olarak sunsam da bu kendimi affettiremedi bana. Ama tesettür konusunda fikirlerimi istikamete getirmem zor oldu. Şekilci modernizm anlayışı bana başımı örtsem bile ayaklarıma kadar uzanan bir dış kıyafet giymememi öğütlüyordu. Kendi doğrumu bulmam zaman aldı.
Halbuki teşrik-i mesaide bulunduğum insanlar hiçbir zaman kendimi ispat etmem gereken yapıda olmadı. Her zaman onaylandım ve örnek gösterildim. Şuurluca bir müslüman kimliği edinmem için okuduğum kitaplar dışında bir engelim yoktu. Belki de bu yüzden bir şekilde durmam gereken yeri bulabildim.
Ama hepimiz için böyle olduğu söylenemez.. Pekçok arkadaşımın hayatına virüslü cümleler yön verdi. Kendileriyle başbaşa kalabilselerdi şimdi çok farklı olurdu..
Subscribe to:
Post Comments (Atom)

2 comments:
Amin Maalouf'u, ingilizce kursuna giderken bir arkadaşım vasıtasıyla tanıdım. Birkaç kitabını okumuştum. Çok beğenmiştim. Şu anda okuduklarımdan aklımda kalan pek birşey yok çünkü uzun zaman önce okumuştum. Şimdi sizin yazınızla yazarı tekrar hatırladım. Yazdıklarınız, düşünceleriniz hoşuma gitti. Elinize sağlık.
eski yazıların yorumlarına baktım bir an.eski yazılara bakmak istedim ama...cesaret edemedim...beğenmeyeceğimi düşünüyorum galiba.neyse bunun önemi yok şimdi.bir yorum bırakmışsın ilk defa görüyorum.hatta umarım eski yazılarının yorumlarını kontrol ediyorsundur da demişsin:) online eğitim falan,onlardan bahsetmişsin.ama onlardada başörtüsü sorunu var biliyorsun değilmi?teşekkür ederim verdiğin bilgiler için.gerçi ben de geçtiğimiz günlerde öss ye girdim.ordada sorun vardı hani..,işte biliyorsundur.yinede çok sağol.seni bir veda yazısı ile hatırlıyorum. çok yüreğime dokunmuştu bazı cümleler.çok sevinirim böyle yüreğime dokununca cümleler..mail adresini bulamadığım için buraya yazıyorum.sevgiler..Allaha emanet..
Post a Comment